Tesla, Avrupa pazarında kendi sürüş destek sisteminin adını değiştiriyor. Eski adı "Full Self-Driving (Supervised)" olan, ancak Avrupa'da "Full Self-Driving" olarak pazarladığı sistem, bundan böyle "Tesla Assisted Driving" adıyla sunulacak. Söz konusu değişiklik, 9 Ekim 2026'de Slovakya, Almanya, İspanya ve Hollanda sitelerinde yayına alındı.
Almanya'nın Yasal Başarısı
Ad değişikliğinin arkasında Almanya'nın ulaştırma bakanlığı var. Alman yetkililer, Tesla'nın eski isminin yanıltıcı olduğunu düşünüyor. Sistemin hiçbir zaman sürüş görevini tamamen devralmayıp, sadece sürücünün kontrolünde yardımcı görevi görmesi açık olmalı diyerek, şirketin yeni adı önermiştir. Bakan Steffen Bilger bu ad değişikliğinin karşılığında, Avrupa Birliği genelinde sistemin hızlı onayı için çağrıda bulunacağını açıklamıştır. Bu, Tesla'nın Avrupa'da hizmetini genişletebileceği anlamına geliyor.
Ad değişikliği, Tesla'nın Avrupa ile yaptığı pazarlık sonucu ortaya çıktı. Teksasaş-Texas kökenli şirket, Avrupa'da hızlı ilerleme istiyordu; Almanya ise adlandırma konusunda reformu istedi. Uyuşma sağlandı ve değişiklik gerçekleşti.
Avrupa'daki Çoşku ve Engeller
Tesla'nın sürüş destek sistemi şu anda sekiz AB ülkesinde onaylanmış durumda. Söz konusu ülkeler arasında Hollanda, Belçika ve Slovenya yer alıyor. Bir ay öncesinde bu sayı altıydı ve Slovakya'nın dokuzuncu ülke olarak onaylanması bekleniyor. Ancak Fransa, Almanya, İtalya ve İspanya gibi ana pazarlar hala tam onay vermemiş.
Avrupa Birliği genelinde karar almak için planlanan 6 Ekim oylaması gerçekleşmedi ve en erken Aralık ayında oylanabilir. Ad değişikliği bu süreci hızlandırmayı amaçlıyor. Yalnız ad değişikliği yeterli olmayabilir. Almanya, sistemin izin verilen hızın yüzde 10 üstüyle sınırlanmasını istiyor. Hollanda'nın onayladığı sürüm ise tespit edilen hızın yüzde 50 üstüne kadar izin veriyor—önemli bir fark.
Tesla'nın yazılımı değiştirip değiştirmeyeceği henüz belli değil. Eğer değiştirirse, ülke bazında farklı sürümler sunması gerekecek. Fransa ve İsveç de hız limitindeki endişelerini dile getirmiş.
Diğer Ülkelerin Endişeleri ve Pazarlama
İtalya'daki yetkililer, adın kullanıcılara sürücüsüz otomasyon hissi verebileceğinden kaygılanıyor. İsveç'in tüketici koruma kurumu ise pazarlama materyalinin alıcıları yanıltıp yanıltmadığının incelenmesini istedi. Bu endişeler, Avrupa'nın otonomu araç teknolojisine karşı ne kadar dikkatli olduğunu gösteriyor.
Reuters'a göre Tesla, sahiplerini ve destekçilerini ulusal düzenleyicilere sistemi onaylamaya baskı yapmaya teşvik etti. Şirketin, bir listede daha hızlı ilerlemek için yoğun bir kampanya başlattığı açık.
ABD'deki Durum Farklı
Bu arada Amerika Birleşik Devletleri'nde Tesla hala "Full Self-Driving (Supervised)" adını kullanıyor ve bunu aylık 99 dolara satıyor. ABD'deki regülatör ortamı Avrupa'dan çok daha gevşek. Tesla, Almanca sayfada da esasen Amerikan sayfasının çevirisi yapıyor. Bu, Tesla'nın Avrupa ve ABD'de çift standart uyguladığını gösteriyor.
Araştırmacıların geçen haziranda geçersiz bulduğu "yedi kat daha güvenli" iddiası ve Robotaxi, Cybercab gibi kavramlar ise Almanca sayfada göründüğü kadarıyla durmuş görünüyor. Bu, Almanya'nın baskısının sadece isme değil, pazarlama ifadelerine de uzandığını işaret ediyor.
Pazarın Geleceği
Tesla'nın Avrupa'daki bu adlandırma değişikliği, sadece bir isim değişimi değil. Avrupa'nın otonom araç teknolojisine yaklaşımı, ABD'den çok daha titiz ve tüketici odaklı. Tesla, yeni adla pazarında genişlemeyi umuyor, ancak her ülkenin kendi düzenleme endişeleri var. Sistemin tam Avrupa'da kabul görmesi için daha uzun bir yol vardır. Hollanda'nın daha liberal yaklaşımına kıyasla Almanya'nın katı tutumu, Avrupa'nın bu konuda ülke bazında bölünmüş olduğunu gösteriyor.