Testosteron, cinsiyeti tanımlamaktan çok daha fazlasıdır. Bu hormon, kardiyovasküler sistem, kemik yoğunluğu ve hatta ruh hali ile de yakın ilişkilidir. Şimdi, Kansas Üniversitesi Tıp Merkezi'nden araştırmacılar, çok az ve çok fazla testosteronun her ikisinin de kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini bulmuştur.

Çalışmanın sonuçları

Journal of the Endocrine Society'de yayınlanan bu inceleme araştırması, mevcut insan çalışmaları ve laboratuvar verilerini gözden geçirmiştir. Kardiyovasküler araştırmacı Anand Reddy Maligireddy liderliğindeki Kansas Üniversitesi Tıp Merkezi ekibi, hem düşük hem de yüksek testosteron seviyeleri, kalp ritimdeki bozukluğun daha yüksek riskiyle bağlantılı sonucuna ulaştı.

Fakat önemli bir uyarı: Hormonun kendisinin sorumlu olup olmadığı henüz tam olarak anlaşılmış değildir. Bu yapılan inceleme, başka araştırmaların sonuçlarını analiz etmiş, ancak kendi deney gerçekleştirmemiştir. Araştırmacılar, riskin normal hormon aralığının ortasında en düşük olabileceğini öneriyorlar. Başka bir deyişle, ne çok az ne de çok fazla testosteron ideal değildir; denge kritiktir. Biyolojide bu tür U şekli ilişkiler yaygındır ve genellikle bir hormonun çok fazla ya da çok az olması sistemi bozar.

Düşük testosteron nasıl etkiliyor

Eski nüfus çalışmaları, özellikle Framingham Kalp Çalışması, düşük hormon seviyelerini atrial fibrilasyon riskinde artışla ilişkilendirmişti. Atrial fibrilasyon, kalbin üst odalarının (atrium) düzensiz atışı anlamına gelir ve inme riskini önemli ölçüde artırır.

Hormon mekanizması açısından bakıldığında, testosteron eksikliği kalp hücrelerinin içindeki kalsiyum dengesini bozabilir. Kalsiyum, kalbin düzenli atmasında önemli bir rol oynar. Dengesiz kalsiyum, elektrik sinyal bozukluğuna neden olur ve ritimdeki düzensizlikler başlar. Bu bir domino zinciri reaksiyonudur.

Yüksek testosteron da sorun

Fakat çok fazla testosteron da güvenli değildir. 4.570 yaşlı erkek üzerinde yapılan bir analiz, en yüksek iki testosteron grubundaki erkeklerin orta grup erkeklerine kıyasla atrial fibrilasyon riskinin yaklaşık iki kat daha yüksek olduğunu bulmuştur. Bu çarpıcı bir farktır ve çok ciddi.

Bu durumda, hormon potasyum akımlarını değiştirerek kalbin elektrik sinyallerini etkileyebilir. Potasyum, kalp ritimiyle ilgili başka bir kritik mineraldır. Testosteron seviyesi yükseldikçe, potasyum düzenlemesi bozulur.

Gerçek hastalara uygulanırsa

2023'te yapılan TRAVERSE deneysel çalışması, bu bulguları desteklemiştir. 5.246 düşük testosteronlu erkek incelenmiş; testosteron jeli kullananlar yüzde 3,5 oranında atrial fibrilasyon geliştirirken, kontrol grubunda bu oran yüzde 2,4 olmuştur. Fark az görünse de, milyonlarca insanda uygulandığında önemli hale gelir.

Araştırmacılar, tedaviye başlamadan önce hastanın kardiyak sağlığının değerlendirilmesini tavsiye etmektedir. Obezite, yüksek kan basıncı, alkol kullanımı ve uyku apnesi gibi diğer risk faktörleri de birlikte etkileşim gösterebilir. Testosteron tedavisi alan ya da almayı düşünen erkeklerin, tüm bu faktörleri bir doktor ile detaylı şekilde tartışmaları gereklidir. Bu araştırma, hormon yönetiminin ne kadar önemli olduğunu ve her tedavinin bireyselleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.