Görmeyle ilişkili kalıtsal hastalıklar yıllardan beri tıp dünyasının zorlayıcı sorunlarından biri. Stargardt hastalığı da bunlardan; merkezi görmenin yavaş yavaş yok olmasına sebep oluyor ve şu an tedavi edilemiyor olarak kabul ediliyor. Ancak Science Corporation adlı şirketin Avustralya'da sürdürdüğü deneme, bu çıkmaza bir çıkış yolu gösteriyor.
Science Corporation, Neuralink'in eski başkanı ve kurucu ortaklarından Max Hodak tarafından kurulmuş bir girişim. Hodak, San Francisco'daki TechCrunch Disrupt konferansında şirketi ve teknolojisini anlatırken ilk hastaya yapılan implant hakkında konuştu. Hasta, Mayıs ayında Sydney Eye Hospital'da süren bir deneme kapsamında PRIMA çipini aldı ve rehabilitasyon sürecine başladı.
Stargardt hastalığı ve çipin çalışma prensibi
Stargardt hastalığı, retinanın ışığa duyarlı hücrelerini yok eden bir genetik hastalık. Hastalar zamanla merkezi görmelerini kaybediyor. TechCrunch'ın aktardığına göre dünya genelinde yaklaşık 150.000 kişi bu hastalık yüzünden görme kaybı yaşıyor ve bugün standart bir tedavisi yok. Science Corporation'ın PRIMA çipi, yapay fotoreseptörler gibi görev yapıyor. Sistem üç bileşenden oluşuyor: gözlük üzerindeki kamera, beden üzerinde taşınan işlemci birimi ve gözün arkasına yerleştirilen elektrot dizisi.
Hasta kamera donanımlı gözlük takıyor; gözlük, çevreden aldığı görüntüyü işlemci birimine iletiyor. Birim bu sinyalleri kodladıktan sonra gözün arkasında yer alan elektrotlar aracılığıyla optik sinire elektriksel uyarılar gönderiyor. Böylece beyin, yapay da olsa, görüş sinyalleri alıyor.
Yaklaşık bir saatlik bir işlemle gözün arkasına yerleştirilen çip 2 x 2 milimetre boyutunda. İlk ameliyattan sonraki rehabilitasyon seanslarında hasta, bir harf okuyabildikten sonra bir kelime okumayı başardı. Görüntü siyah-beyaz ama yüksek kontrastlı. Ancak aynı anda sadece birkaç harf görülebiliyor ve görme alanı dar; Hodak bunu "pipetten bakmaya" benzetiyor.
Neuralink'ten ayrı bir yol
Hodak, 2021'de Neuralink'ten ayrıldıktan sonra Science Corporation'ı kurdu. İki şirketin yaklaşımı benzer mantığa dayansa da teknik açıdan farklı. Neuralink, cihazını doğrudan beyin dokusuna yerleştiriyor. Science Corporation'ın geliştirdiği beyin sensörü ise beyin dokusuna girmek yerine kafatasının içinde beynin üzerine oturacak. Retina, merkezi sinir sisteminin bir parçası olduğu için şirketin gözü hedef alması da bu yaklaşımın parçası. Gözle beyin arasında optik sinir aracılığıyla elektriksel sinyaller akıyor; Hodak'a göre optik sinir beyne doğru sinyali iletebildiği sürece beyin görüntüyü alabiliyor. Hodak'a göre retina protezleri de bir tür beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) olarak görülebiliyor çünkü benzer şekilde beyne doğrudan elektriksel sinyaller iletiyorlar.
Gelecek ve diğer uygulamalar
Science Corporation, bir sonraki nesil cihazın bir yıl içinde insanlarda denenmesini planlıyor. Ancak görme alanını genişletmek için daha büyük implantlara ihtiyaç olacak. Bunun için gözün kavisli yapısıyla mühendislik açısından baş etmek ve elektrotları daha da küçültmek gerekecek. Hodak'a göre, beş yıl içinde doğal görme keskinliğine yakın bir seviyeye ulaşılması mümkün olabilir.
PRIMA yalnızca Stargardt için kullanılmıyor: yaşa bağlı makula dejenerasyonunun ileri bir türü olan coğrafi atrofi nedeniyle görme kaybı yaşayan hastalar için Avrupa'da zaten ticari olarak satılıyor. Şirketin yakın vadeli hedefleri arasında henüz adı açıklanmayan bir nörodejeneratif hastalık, felç sonrası beyin hasarı ve beyin tümörü hastalarının izlenmesi de var. Uzun vadede Hodak'ın görüşü daha kapsamlı: beynin zihni nasıl oluşturduğunu anlamak ve gelişmiş BCI teknolojileri geliştirmek. Hodak, 60-70 yaşındaki insanlar için bir tür BCI'ın gerekli olabileceğini öngörüyor ve hedef sadece yaşam süresini değil, sağlıklı yaşam süresini de uzatmak.