Yapay zekâya milyarlarca dolar harcayan kurumsal Amerika, bu yatırımlardan finansal geri dönüş görmüyor. Apollo Global Management'ın başekonomisti Torsten Slok, S&P 500'e dahil şirketlerin 2026 yılı performans verilerini analiz ederek, yapay zekânın sektördeki yaygınlığının finansal sonuçlara yansımadığını ortaya koydu.
Veriler ve analiz
Slok, analitik yapmak için S&P 500 listesinden Alphabet, Amazon, Apple, Meta, Microsoft, Nvidia ve Tesla'yı çıkartarak, geri kalan 493 şirketin performansını inceledi. Bu şirketlerin kar marjları ve çalışan başına geliri 2025'ten 2026'ya sabit kalmış, hiçbir geliş göstermemiş. Özellikle çok sesi yapay zekânın verimlilik artıracağı söylemine rağmen, ortalama şirket düzeyinde böyle bir artış bulunmuş değil.
Slok'ün çalışması, finans, sağlık, imalat, perakende gibi geleneksel sektörlerdeki şirketlerin yapay zekâ uygulamalarının henüz aşamalandırılmış veya hedeflenmiş sonuç vermediklerini gösteriyor. Teknoloji şirketlerinin yapay zekâ üzerinde daha fazla kontrol ve verimlilik sağlayacak kaynakları olduğu açıkken, diğer endüstrilerde bu durum böyle değil.
Yapay zekânın sınırı
Slok'ün bulguları, yapay zekânın bir "harika hesap makinesi" olsa da, işletmeciliğin karmaşıklığını çözmekte yeterli olmadığını vurguluyor. Kuruluşlar, yapay zekâ çıktılarını değerlendirmek için hüküm yürütme (judgment) yeteneğine ihtiyaç duyuyor. Yapay zekâ sosyal yükümlülük, güven, kurumsal kültür, yazılı olmayan kurallar, ahlaki dengeler ve adalet gibi unsurları anlamıyor. Bu faktörler saygınlık riski oluşturuyor, bu da uzun vadede gelir büyümesi ve kar marjlarını doğrudan etkiliyor.
Slok'ün sözleriyle: "Yapay zekâ sorumluluğu (accountability), güveni, kültürü, yazılı olmayan kuralları, ahlaki uzlaşmaları ve adalet kavramını anlamıyor; bunların hepsi saygınlık riskini şekillendiriyor ve nihai olarak gelir büyümesi ile kar marjlarını sürüyor."
Kurumsal beklenti ve gerçeklik
Apollo Global Management'ın raporunda, kurumsal Amerika'nın yapay zekâyı "giderek ucuzlaşan zekâ" kaynağı olarak görmesi, fakat bunu yüksek gelir ve kar marjlarına dönüştürmekte güçlük çekmesi belirtilmiş. Diğer araştırmacıların yapıtları da yapay zekânın henüz büyük ölçekli verimlilik kazanımı sağlamadığını ortaya koymaktadır. Söz konusu veriler, yapay zekânın tanıtım ortamında (proof-of-concept) başarılı olabilse de, ölçeklendirilmiş operasyonlarda faydası sınırlı kalmış görülüyor.
Teknoloji vs geleneksel sektör
Apollo'nun analizi ilginç bir ayrım yapıyor: Alphabet, Amazon, Apple, Meta, Microsoft, Nvidia ve Tesla gibi teknoloji şirketleri yapay zekâ yatırımlarından verimi almakta görülüyor. Bunun nedeni, bu şirketlerin yapay zekâ altyapısını kontrol etmeleri, özel veri setlerine erişmeleri ve işletme modellerini yapay zekâya uyarlama konusunda daha hızlı olmaları. Finansal, sağlık, imalat, perakende ve hizmet sektörlerindeyse durum farklı. Bu şirketler yapay zekâ araçlarını satın alsalar da, işletme modellerine entegre etme konusunda ileri seviyelerde zorluk çekiyor.
Sektörel çıkarımlar
Bulguların ilişkili olduğu bir nokta, yapay zekâ araçlarının yazılım yazımı, veri analizi ve ürün geliştirme gibi dar alan uygulamalarında yardımcı olabilse de, işletmeciliğin genel yönetimi konusunda sınırlılığı. Yapay zekâ sistem tarafından sunulan öneriler veya otomasyon, insan tarafından onaylanması ve işletme kültürüne uyarlanması gerekli. Kurumsal Amerika'nın yapay zekâya yatırımı 2025-2026'da yüksek seyrederken, finansal dönüş henüz görülmediğine dair Slok'ün bulguları, sektörde beklenti yönetimi konusunun önemini vurguluyor.